Tarih Alanındaki Çalışmalar ve Atatürk’ün Tarih Görüşü
Büyük Atatürk’ün ilgilendiği en önemli alanlardan birisi de tarih ve tarih çalışmaları olmuştur. O, tarih bilimini, geçmişle gelecek arasında bir bağlantı olarak kabul ediyordu. Türkler, tarihte çok önemli roller oynamış, pekçok devletler kurmuş, geçmişi çok eskilere dayanan son derece büyük bir millettir. Türklerin Orta Asya’dan çıkarak dünyanın her tarafına yayıldıklarını, çoğu kez tarihin akışını değiştirdiklerini, önemli devletler ve uygarlıklar kurduğu bilinmekteydi. Onlar insanlık tarihine ve medeniyetine büyük hizmetlerde bulunmuşlardı. İşte biz bu bilgileri bile Atatürk sayesinde öğrenebildik. Zira Osmanlı döneminde bu bilgiler işlenmez ve millet kendi tarihini sadece Osmanlılara bağlı olarak telakki ederdi. Osmanlı devletinin tarih anlayışına göre, tarih İslâm Tarihi ve Osmanlı Tarihi’nden ibaretti.
Atatürk, Başbakan İnönü, Ekonomi Bakanı Celal Bayar Dolmabahçe Sarayı’nda II.Türk Tarih Kurultayı’nın açılışında (20 Eylül 1937).
Atatürk, özellikle 1930′lu yıllardan itibaren tarih çalışmalarına büyük önem vermiştir. O, Cumhuriyetin kuruluş yıllarından sonra, Türk halkının benliğini bulması konusunda en büyük aracı tarih olarak görüyordu. Türk Milleti’nin tarihi hakkında batılı bilim adamlarının düşüncelerini yanlış, taraflı ve eksik buluyordu. Onların Türk Medeniyeti hakkındaki bilgileri yok denecek kadar azdı. Bu nedenle dayanaksız iddialarda bulunuyorlardı. Bunları ortadan kaldırmak düşüncesinde olan Büyük Önder, şu hususların aydınlatılması amacıyla büyük bir proje başlattı:
-Türkiye’nin en eski halkı kimlerdi?
-Türkiye’de ilk medeniyet nasıl ve kimler tarafından kurulmuştur?
-Türklerin Anadolu’da bir aşiretten devlet kurmaları mümkün olmadığına göre, bu olayın gerçek açıklaması nasıldır?
-Türklerin İslâm Tarihi’ndeki yerleri ve rolleri nedir?
Bu soruların tafsilatlı olarak cevaplandırılabilmesi için öncelikle geniş bir kütaphane kurularak, yabancı dillerdeki eserlerin tercümeleri yapıldı. Sonrasında ise kaleme alınarak, 1930 yılında “Türk Tarihinin Ana Hatları” halinde yayınlandı. Bundan bir yıl sonra da, 15 Nisan 1931′de Türk Tarih Kurumu kurulmuştur. Böylece tarih çalışmaları tam anlamıyla profesyonelce yapılmaya başlanmıştır. Türk Tarih Kurumu’nun kurulmasıyla tarih çalışmalarında büyük merhale alınmış, Atatürk’ün bizzat katıldığı Tarih Kongreleri düzenlenmiştir. Türk Tarih Kurumu ile birlikte Atatürk Araştırma Merkezi, günümüzde Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu bünyesinde bulunmaktadırlar ve ülkemizdeki tarih çalışmalarında birinci derecede önemli görevler üstlenmektedirler.
