Yunan mitolojisi
Yunan mitolojisi, Yunan tanrıları, tanrıçaları ve kahramanları hakkındaki hikayelerden oluşan sözlü edebiyatla yaratılmış ve yaygınlaşmış bir mitolojidir. Günümüzde bu mitoloji hakkındaki bilgilerimizi bu sözlü edebiyatın yazılı hallerinden alıyoruz. Tarihciler, mitoloji hakkında daha ayrıntılı bilgi almak için de bazen zamanın sanatındaki ipuçlarını bile toplar.
Genel olarak Yunan mitolojisi Yakın Doğu‘daki diğer uygarlıkların mitolojilerinden fazlasıyla etkilenmiştir. Kendisi de daha sonraki Roma mitolojisini fazlasıyla etkilemiştir. Yunan mitolojisindeki efsanelerde çoğu eski Yunan tanrıları insan şeklindedir. Sfenks gibi bazı istisnalar da zaten Yakın Doğu ya da Anadolu kaynaklı karakterlerdir. Yunan tanrılarının yaratılış hikayeleri olabilir ama onlar yaşlanmazlar. Tanrılar nerdeyse tüm hastalıklara direnççlidir. Ayrıca görünmez olabilir, uzak zamanları çok kısa zamanda seyahat edebilir, haberleri olup olmadan insanlarla konuşabilirler. Her tanrının ayrı bir görünüşü, ilgi alanı, kişiliği ve uzmanlık alanı vardır. Bu özellikler yöresel olarak da değişmektedir.
Yunan Mitolojisi’nde temel kaynaklar Homeros ve Hesiodos’un eserleridir.Bu mitoloji Notlarının hazırlanmasında Azra Erhat’ın Mitoloji Sözlüğü ve Çeşitli mitoloji sitelerinden yararlanılmıştır..

APHRODİTE
Homeros’a göre Zeus ile Dione’nin kızıdır.Adı “köpükten çıkan” anlamına gelir.Hesiodos’un Theogonia’sında ise sulardan çıkar (Uranos ile Köpüklerin birleşmesinden doğar).Aphrodite sevgi,aşk ( cinsel aşk ) ve yasak ilişkilerin tanrıçasıdır.Üremek için birleşmeyi de simgeler.En fazla cinsel ilişkiye giren fahişeler Aphrodite’e göre önemlidir,hiç ilişkiye girmemiş kadınlar ise kadından sayılmazlar.
Praksiteles’in (Praxiteles) Knidos Aphrodite heykeli için Phyrne’den model olmasını istemiştir.Praksiteles’in en önemli özelliği Apollon’daki gibi vücuda “S” formu vermesidir.Milo Aphrodite’yi en beğenilen tasviridir.Ozanlar Altın Aphrodite olarak sıfatlandırırlar.Bu güzeller güzeli tanrıça hep gülümser,işveli ve gönül alıcıdır.Aphrodite tasviri günümüzde en çok ayna saplarında görülür.Ayağının altında istiridye,yunus,kaplumbağa gibi hayvanlar olabilir.Saçlarını kurutmaya çalışan (denizden çıktığı için ) Aphrodite heykeli sıkça görülür.Sulardan doğduğu için suyla ilgili binalarda süsleme olarak ortaya çıkar.
APOLLON
Zeus‘un güzel saçlı Leto’dan olan oğlu ve Artemis‘in ikiz kardeşidir.Yunan mitolojisindeki en önemli tanrılardan biridir.Kıta Yunanistan’a özgü bir tanrı olarak kabul edilirken,yapılan araştırmalar Apollon’un artık Anadolu kökenli bir tanrı olduğunu ortaya koymuştur.Apollon kelimesi de Yunanca değildir.İlyada’nın bazı bölümlerinde Apollon,Lykegenos sıfatıyla da anılmaktadır.Likyalı anlamına bu sıfat onun Likya bölgesiyle bağlantısını gösterir.Efsanelerinde okçu,gümüş yaylı ve hedefi vuran anlamında çeşitli sıfatlarla anılır.Bazı efsanelerinde onun için parlak ışık,ışık saçan (Phoibos) sıfatları kullanılır.Ancak Apollon güneş ya da ışık tanrısı değildir.Asıl güneş tanrısı Helios’tur.Apollon’un sıfatlarından biri de sarışındır.Bu sıfat Apollon’un yaydığı ışığa işaret edebileceği gibi doğrudan doğruya onun saç rengi ile de bağlantılı olabilir.
Apollon çok iyi bir okçudur,hedefini hiç bir zaman şaşırmaz.Kardeşi Artemis ile paylaştığı bu okçuluk yeteneği Apollon’a büyük bir üstünlük sağlar.Apollon ve Artemis’in oklarıyla ölmek tatlı,acısız,uykuya dalar gibi huzurlu bir ölüm demektir.Aletlerden ok,yay ve lir;hayvanlar kurt,yunus balığı,kuğu,karga;bitkilerden defne,palmiye ve zeytin ağacı tanrının simgesidir.
Bir tanrı olarak Apollon’un nitelikleri çok fazladır.
a.Ekin-tarım tanrısıdır.
b.çobanların tanrısıdır.
c.Sağlık ve ceza tanrısıdır.İnsanları iyileştirir,onları suçlarından arındırır.(bu niteliği oğlu Asklepios‘a geçmiştir).Ama aynı zamanda oklarıyla etrafa veba ve ölüm de saçar.(ilyada’da Troya savaşı sırasında Akha ordularına veba salmıştır).
d.Geleceği haber verir.Apollon bilicilik tanrısıdır.Apollon tarafından esinlenen insanlar bilici,kahin veya falcı olurlar.Bilicilik ilkçağ’da son derece önemlidir.Yunan efsanelerinde Delphoi önemli bilicilik merkezi olarak geçer.Ancak İlkçağ’ın ilk ve en önemli bilicik merkezleri Anadolu’dadır.Anadolu’daki en önemli ve en eski merkez Didim’dir.(Apollon’un doğum yeri olan Patara’da önemli bir merkezdir).Didim’deki bilicilerin çoğu kadındır.Ellerindeki kutsal değnekle kuyunun başında oturur,sularda gördükleri ışıltıları yorumlar,rahiplere bildirirler.Bilici kadınlar arasında en ünlüsü Troya Kralı Priamos’un kızı Kassandra’dır.
e.Kent kapılarındaki bekçiliğinden dolayı yeni kurulan şehirlerin koruyucusu,günlük yaşamın düzenleyicisidir.Yol ve kapılar tanrısıdır.
f.Güzel sanatların bilim ve müziğin koruyucusudur.Musalar korosunun yönetici olarak ün yapmış,bu konuda pek çok efsane oluşmuştur.Kimi yetenekleri konusunda Apollon son derece kıskançtır.Bu özellikle Phrigya’lı Marsyas’a karşı öfkesini konu eden bir mitosta çok belirgindir.Marsyas iki delikli kavalın bulucusu sayılır.Ancak bu kavalı asıl bulan tanrıça Athena‘dır.Apollon çeşitli özelliklere sahip olsa da tasvirlerde genel de tek bir biçimde gösterilir.Güçlü ve ideal fiziğiyle genç erkek güzelliğini temsil eder ve genellikle çıplaktır.En ünlü aşkı Daphne’dir.Ancak Daphne Apollon’a yüz vermez.Ve korkup kaçar.Apollon peşinden koşarak kızı yakalar.Ancak Athena gibi bakire kalmaya yemin etmiş olan Daphne,toprağa yalvarır kendisini saklamasını ister.Bu isteği kabul edilir.Ve Daphne’nin vücudu bir defne ağacına döner.Bu duruma çok üzülen Apollon defneyi kutsal ağacı yapar.Ünlü ozan ve savaşçıları defne yapraklarından yapılmış taçlarla onurlandırmıştır.
ARTEMİS
Artemis,Yunan Mitolojisine göre Leto ve Zeus kızı,Apollon‘nun kız kardeşidir.Doğum yerinin Efes olduğu kabul edilir.Adı Apollon’un adı gibi Yunanca değildir.Dokunulmamış,bozulmamış anlamına gelen “artemes” sıfatından türemiştir.
Artemis ok,yay ve arabayla yakından ilgilidir.Onun için “hedefi vuran”,”gümüş yaylı” sıfatları da kullanılmıştır.Yayını sadece avlanmak için değil kardeşi Apollon gibi insanları cezalandırmak ve öldürmek için de kullanır.Örneğin bir kere de 14 çocuk doğurduğunu söyleyerek tanrıçaya nisbet yapan Manisalı Niobe’nin çocuklarını oklarıyla öldürmüştür.Çocuk doğururken ölen kadınlardan da Artemis sorumludur.Tanrıçanın zalimliği ile bir başka hikaye avcı Aktaion’la ilgilidir;Kentavros Kheiron’un yetiştirmesi Aktaion öyle yaman bir avıdır ki,Thebai bölgesinde onun üstüne kimse yoktur.Gurura kapıldığı için Artemis’ten üstün bir avcı olduğunu söylemiştir.Bu küstahlığa dayanamayan Artemis’te Aktaion’u geyiğe dönüştürmüş ve elli köpeğini de üstüne salmıştır.Parçaladıkları geyiğin efendileri olduğunu anlamayan hayvanlar uluyarak Aktaion’u aramaya koyulmuşlar.Sonunda Kherion’da onları avutmak için Aktaion’un heykelini yapmıştır.
Bazı efsanelerde Artemis doğa güçlerini ve özellikle hayvanları elinde tutan Patnia Theron olarak gösterilir.Bazı destanlarda avcılık ve bakire nitelikleri de yer almaktadır.Artemis,Efes Artemisi’nde olduğu gibi kişiliğinde dişiliğinin üç aşamasını;yani kızlık,kadınlık ve analık aşamalarını birleştirir. Yunan Mitolojisinde Apollon güneşle,Artemis’de ayla ilgilidir.Bu yüzden Phoibe veya Selene adlarını almıştır.
ASKLEPİOS
Asklepios,sağlık tanrısı özelliği de olan Apollon‘un oğludur.Sağlık ve hekimlik tanrısıdır.Yunan mitolojisinde olduğu kadar Roma tarafında da çok benimsenmiştir.Oldukça ilginç bir öyküsü vardır.Apollon Teselya Kralı Phlegyas’ın kızı Koronis’e aşık olur,kız Apollon’dan hamile kalır.Ancak bir süre sonra Arkadya’dan gelen bir adamla daha sevişir.Bu olayı izleyen bir kuzgun ya da karga durumu Apollon’a bildirir.Çok kızan Apollon onu diri diri yanmakla cezalandırır. Koronis tam ölmek üzereyken Apollon onun karnındaki çocuğu kurtarı ve büyütmesi için kentavris Kherion’a verir.Asklepios,doğanın içinde büyüyüp onun sırlarını öğrenir.hatta ölüleri diriltebilecek kadar ustalaşır.Ancak Zeus doğal düzeni bozan ve kendi gücünü aşan Asklepios’dan çekinmeye başlar ve onu yıldırımlarıyla öldürür.Apollon’da bu olayı cezasız bırakmaz ve Zeus’a yıldırımı bağışlayan Kykloplar’ı öldürür.Asklepios’un cansız bedenini de gökyüzüne yıldızların arasına yerleştirir.
Asklepios’un tapınaklarına Asklepion denir.Buralar aynı zamanda ilk çağın hastaneleridir.En büyüğü ve en ünlüsü Bergama’da olanıdır.
Asklepios efsanesine Anadolu’da yapılan bir katı da şudur(aynı hikaye Lokman Hekim içinde anlatılır);Zeus Asklepios’u yıldırımıyla öldürünce bu sırada hekimin yazmakta olduğu reçete oradaki bir otun üzerine düşmüş,yağan yağmurla kağıttaki yazı toprağa karışarak her derde deva sarımsak meydana gelmiştir.
Asklepios,Yunan Tanrıları içinde ününü en uzun süre sürdürenlerden biridir.Ortaçağ’a kadar karşımıza çıkar.Hekimler Asklepeides adında bir lonca etrafında bir araya gelirler.Kos (istanköy) adasında yaşayan hippokrat’da bu geleneğe bağlıdır.Asklepios’un yılanlarla sarılmış asası bugün de hekimliğin simgesidir
ATHENA
Zeus’un bilgelik ve akıl tanrıçası Metis’ten doğan kızıdır.Efsaneye göre Metis hamile kalınca,Gaia Zeus‘u uyarmış ve Zeus’da Metis’i yutmuştur.Athena’da silahlarıyla birlikte Zeus’un başından çıkmıştır.Bu nedenle Zeus’un kişileşmiş aklı olarak da kabul edilir.Zeus’un kızları arasında en çok Athena’yı sevdiği bu nedenle kalkanını ve öldürücü şimşeğini yalnız onun taşımasına izin verdiği söylenir.Ancak İlyada’da Athena’nın sakin ve kendinden emin gücü,savaş tanrısı Ares’in gücünden üstün tutulur.Athena doğru haklı savaşın tanrıçasıdır.Onun için Pallas ve Minerva sıfatları sıkça kullanılmıştır.Yunanca Pallo kargı sallamak,kökünden gelebileceği gibi bakire anlamına gelen bir kelimeyle de bağlantılı olabilir.Athena bilgelik tanrıçası olarak Pronoia (temkinli,ihtiyatlı) sıfatına sahipti.Bu sıfatla tasvir edildiğinde simgesi baykuştur.
Athene tasvirlerinde genellikle baştan aşağı silahlıdır.Başında miğfer,sol elinde medusa başına sahip kalkan,göğsünde yine medusa başlı zırh bulunur.Klasik dönem sanatçılarının en fazla dikkatini çeken tanrıçalardan biridir.Özellikle Phidias’a atfedilen çok sayıda kabartma ve heykelinin olduğu bilinir.Athena heykellerinde ise sol elinde bir mızrak vardır.Ülkeyi saldırılardan koruyan bir tanrıçadır.Koruduğu kahramanlara savaşın hilelerini, siyasal beceriyi,doğru düşünüş ve görüşü öğretir.Güzel sanatları ve bilgeliği korur,kentlerin yaşamasını sağlar.Herşeyden önce de bir sanat kenti olan Atena’nın kurucusudur.Atina Akropolis’i onun tapımına ayrılmıştır.Başka kentlerde Athena’yı koruyucu tanrıça olarak benimsemişlerdir.Bunlar arasında Troya’da bulunur.
Yunan Tanrıçaları arasında iyi vasıfları çoğunlukta olan bir tanrıçadır Athena.Onun Hera’ya benzer düzenbaz ve kindar bir yönü vardır.Kendisine rakip olarak gördüğü Aphrodite ve Ares’e karşı çok acımasızdır.İlyada’da Zeus’un oynadığı rolü Odyssea’da Athena oynar.Odyssseus’a acır,bu yiğit adamın çabalarının boşa gitmesini önler,ona yardım eder.Ölümlü bir kadın olan Medusa güzellikte Athena ile boy ölçüşmeye kalkışınca Athena Perseus’a emrederek kafasını kestirmiş.Kalkanın üzerine takmıştır.Diğer bir olayı ise dokumacılıkta kendisiyle boy ölçüşmeye kalkan Arakhne’yi örümceğe çevirerek sonsuza kadar lüzumsuz dokumalar ve örgüler yapmaya mahkum etmiştir.
DEMETER
Fırat ile ilgili tanrıları batı bitişiğinde kare sığ bir havuz içinde buğday başakları ve çiçeklerle taçlandırılmış, sol omuzu üzerinde bereket boynuzu olan Toprak ve ürün tanrısı olan Demeter büstünün olduğu mozaik yer alır. Burada mozaik ustası önce suyu Fırat Nehir tanrılarının olduğu havuzdan geçirip sonra bolluk ve bereket tanrıçası Demeter’in olduğu havuza ileterek Fırat’ın çevresine sunduğu bolluk ve bereketi tasvir edip, ürün ve üretem denklemini kurmuştur. Ayrıca, Demeter büstü sırasıyla sekizgen kuşak, sekizgen dalga kuşağı, doksan derece döndürülerek iç içe geçirilen iki eşkenar dörtgen ve bu dörtgenlerin sekiz köşesi aralarında sekiz balta betimi bulunan bezeklerin merkezindedir. Sekiz sayısının geometrik bezeklerle verildiği bu kompozisyon köşeleri ışkın süren bitkisel bezekli kare içine yerleştirilen dairevi bir kuşakla çevrilir. Bu panodaki sekiz sayısı Demeter’in kızı Persephone ile ilişkili olmalıdır. Çünkü Zeus Persephone’nin yılın üçte ikisini (sekiz ay) yani çiçek açma ve meyve zamanını, annesi Demeter’in geri kalan üçte birini yani kışı da kocası Hades‘in yanında geçirmesi kararlaştırmıştır. Demeter tapımında da (efsanesinde) Persephone‘den ayrılmaz. Bu anne kıza “ilk tanrıça” da denir. Bu sebeplerle anne kız Belkıs/ Zeugma mozaiklerinde de birbirinden ayrılmamış olup, burada Persophone sekiz sayısı kuralına göre yerleştirilen geometrik bezeklerle temsil edilmiştir.
Tarım ürünlerini ve işlenen toprağın bolluk ve bereketini simgeliyor. kronosla reianın kızı oniki olymposludan biri. Zeus demeterle bir evlilik yapıyor ve persephone adında kızları oluyor. Persephone(kore - genç kız )adıyla da bilinir.
Demeter Homeros için güzel saçlı tanrıça,-altın saçlı-buğday saçlı-güzel örgülüolarak bilinşr ve bunun yanı sıra thesmophoros: yasa getiren tanrıça adıyla da bilinir.
Demeter bir toprak tanrıçası ancak gaia gibi değil o işlenen tarım yapılan ürün alınan toprağın tanrıçasıdır. Tüm tarım ürünleri onun için kutsaldır. Özellikle başak.
Demeter insana topraktan ürün almayı öğreten tanrıçadır.ve bu yüzden insanlara çok yakındır.tahıl tarımının güçlü olduğu yered güçlü demeter kültü vardır. Demeter sinirlendiği zaman kıtlıkla bunu belli ediyor.
En önemli mythosu kızı persephoneyle ilgili olandır.
Persephone bir gün çiçek toplarken yer yarılıyor ve hades yarılan yerden 4 tane atın çektiği bir arabayla çıkıp persephone yi kaçırıyor.demeter elinde meşalelerle kaybolduğunu düşündüğü kızı persephoneyi arıyor. Daha sonra helios ve hekate demetere kızını zeus un rızasıyla hadesin kaçırdığını söylüyor. Ve demeter olymposlulara küsüp şekil değiştirerek insanların içine karışıyor. Bi,r gün yolu eleusis e düşüyor ve eleusis de kralın kızlarıyla tanışıyor. Kızlar ona kralın bebeği demophon a süt annelik yapmasını öneriyor. Demeter bu bebeğe öyle çok bağlanıyor ki onu ölümsüz yapmak istiyor ve her gece kral kraliçe uyuyunca bebeği emzirdikten sonra onu bacaklarından tutup trs çeviriyor ve ateşin üstünde gezdiriyor baş aşağı ve onu nektarlarla besliyor. Bir gece demeter yine bebeği ateş üsütnde gezdirirken kraliçe buna tanık oluyor ve dehşete düşüyor. Demeter kendisine güvenilmemesine çok kızıyor ve tanrıça haline geri dönüyor. Kral ve kraliçe demeter için tapınaklar yapsada demeterin öfkesinden kıtlık çıkıyor ve diğer tanrılara adak adanamaz hale geliyor. Bunun üzerine olymposta toplantı oluyor ve demeterin taekrar olymposa dönmesi ve öfkesinin geçmesi gerektiği kararına varılıyor. Zeus bunun tek çaresinin persephone nin geri gelmesi olduğunu biliyor çünkü birbirlerini çok seviyor anne kız.
Ve hadese haber gönderiliyor. Ancak persephone yer altında yediği bir nar tanesinden dolayı yeryüzünde temelli dönemiyor (yer altında bir nar tanedi dahi olsa bir şey yiyen ölümlüler yer yüzüne dönemez.)bunun üzerine zeus Persephone’nin yılın üçte ikisini (sekiz ay) yani çiçek açma ve meyve zamanını, annesi Demeter’in geri kalan üçte birini yani kışı da kocası Hades’in yanında geçirmesi kararlaştırıyor.
Betimler:demeter in en önemli atribülerinden biri meşaledir.ve demeter eleusis deyken triptolemos adındaki (tarım kahramanı)na tarımı öğretiyor ve triptolemos yılan ya da dragonların çektiği kanatlı arabayla dünyayı dolaşıp tarımı yayıyor.
İkonografya:
1. grup: (tarımla ilgili atribüler)başak demetleri,haşhaş,başaklar çiçekler ve meyvelerle dolu sepet.
2. grup: (mysterion ve yer altıyla ilgili olanlar)meşaleler,yılanlar,içinden yılanlar çıkan(cista mystica) sepet.
Demeter genelde başı mantosuyla kapalı ya da saçı açık giyimli olgun bir kadın olarak betimlenir.başında polos,diadem ya da stephane bulunabiliyor.Demeterin atribüleri genelde persephone nin de atribüleridir.
